ÜYE GİRİŞİ ÜYE OLMAK İÇİN ALTTAKİ LİNK İ TIKLA

ÇARDAK

DENİZLİ İLİ ÇARDAK İLÇESİ
ÇARDAK İLÇE TANITIM
çardak
denizli çardak
çardak denizli
çardak resimler
çardak fotoğraflar
çardak manzaralar
çardak görüntüler
çardak video
çardak spor
çardak haber
çardak harita
çardak kuş cenneti
çardak acıgöl
çardak ulaşım
çardak iklim
çardak turizm
çardak otel
çardak yurt
çardak pansiyon
çardak termal
çardak konaklama
çardak konut
çardak emlak
çardak daire
çardak toki
çardak arsa
çardak lojman
çardak kiralık
çardak satılık
çardak sağlık
çardak hastahanesi
çardak devlet hastahanesi
çardak kaymakamlık
çardak belediye
çardak nüfus
çardak emniyet
çardak meb
çardak eğitim
çardak okul
çardak kurs
çardak lisesi
çardak dernek
çardak yemekleri
çardak dağları
çardak kervansaray
çardak doğa
çardak gezi
çardak tatil
çardak ekonomi
çardak sanayi
çardak ticaret
çardak tarım
çardak hayvancılık
çardak kültür
çardak sanat
çardak
ÇARDAK İLÇE TARİH
 1958 yılına kadar köy statüsünde olan Çardak İlçesinin ilçe olma sürecinden önce çardak kelimesinin semantik yapısı üzerinde durulacaktır.
Çardak adının kaynağını ilk olarak Maymun Dağı’nın eteğine, Acı Göl’ün üzerine bugünkü Afyon sınırına gelen ve yerleşen Türklerin yaşam şekli belirlemiştir. Burada yaşayan Türklerin geçim kaynağını hayvancılık oluşturmuştur. Bu nedenle hayvancılıkla uğraşan Türkler hayvanlarını güneş ışığından korumak amacıyla evlerinin ön ve yan taraflarına
“cardak” denilen gölgelikler yapmışlardır. Bu nedenle çevredeki yerleşim yerlerinde yaşayanlar buraya “Çardaklı Köy” adını vermişlerdir. Böylece bu küçük yerleşim yerinin adı “Çardaklı Köy” olarak kalmıştır. Daha sonra “Çardaklı Köy”deki köy ibaresi kaldırılarak, “Çardak” adı kullanılır olmuş ve günümüze kadar gelmiştir. Tarihsel mana da önemli bir geçiş noktasında olan Çardak İlçesinde bilinen en eski
 yerleşim birimlerinden biri olan Gavur kalesidir, Bu kale ilçenin kuzeyindeki Hanbat (Çardak) ovasına hakim,Anava’ya (Acıgöl) nazır bir tepe üzerinde kurulmuştur. Müstahkem bir şekilde, ele geçirilmesi çok zor olan dik bir tepe üzerinde kurulmuş olan bu kalenin menşei konusunda yeterli arkeolojik kazı yapılmadığı için sağlıklı bilgi bulunmamaktadır. Ancak, eldeki bulgular bu kalenin Roma İmparatorluğu zamanında yapıldığı hakkında fikir vermektedir.
 Çardak’ta Romalılar tarafından kurulan ve bir kasaba büyüklüğünde olan Anava hakkında kesin bilgiler yoktur. Bu antik Anava şehrinin tarihî yol üzerinde Anava (Acı Göl) kenarında olduğu Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde dile getirilmekle beraber yeri konusunda açıklayıcı bir bilgi bulunmamaktadır.
 İlçe merkezi 1105 yıllarında Maymun dağı ismiyle maruf dağın eteklerinde Körin adıyla anılan mevkide Türkmen aşiretleri tarafından kurulmuş ve daha sonra tarihsel süreçte günümüzdeki mevkisine taşınmıştır.Selçuklular döneminde bir uç kalesi olarak savunma merkezi konumundaki köy statüsündeki Çardak Cumhuriyet döneminde sırasıyla Dinar ve Honaz’a bağlanmıştır. Daha sonra ise Hanbat Ovası’ndaki yerleşim yerleri içerisinde merkezî
konumda bulunan Bozkurt Nahiyesi’ne bağlanmıştır. Ancak, Çardak köyü belli bir süre sonra konumu itibariyle Bozkurt Nahiyesi’nden daha büyük ve önemli hale gelmiştir. Bu büyüme ve gelişme belli bir süre sonra da Çardak’ın ilçe haline gelmesini sağlamıştır. 19 Haziran 1957’de görüşülmüş olan kanun teklifinde Çardak’ın ilçe olmasına yönelik olarak günümüze ışık tutabilecek gerekçeler ortaya konmuştur.
“Denizli vilâyetinin merkez kazasının Bozkurt Nahiyesi ‘ne bağlı 1142 nüfuslu olan Çardak köyünde halen Toprak Mahsulleri Ofisi ve ambarları ile, inhisarlar, PTT şubeleri jandarma karakolu ve asfalt pisti, bir askerî havaalanı olup, Çardak köyü bu bölge köylerinin istasyonu olmakla beraber Yeşilova ve Tefenni kazaları köylerinin transit merkezi vaziyetinde olduğundan mahsulâtlarını bu istasyondan ihraç etmekte ve bu suretle ekonomik bir varlık göstermektedir
” denilerek, Çardak’ın ilçe yapılmasına temel dayanak olarak coğrafi konumu nedeniyle sivil ve askerî devlet yatırımlarının buraya yapılmış olması, ticaret hayatının canlı ve merkezi konumunda olması gösterilmiştir; “Bölge köyleri vilâyet merkezine 35-75 km. uzakta olmalarına karşı Çardak merkezine
5-30 km. mesafede bulunmaktadırlar.” denilerek, kendisine baglanacak köylerin mesafe olarak yakın olması ikinci neden olarak ortaya konmuştur. “Çardak’ın tatlı bir sathı mail üzerinde kurulu ve tazyikli su tesisâtına sahip bulunması ve kanalizasyona müsait bir kuruluşta bulunması” yani şehirleşmeye uygun olması üçüncü etken olarak ifade edilmiştir. İlçe 1 Nisan 1958 yılında köy statüsünde iken yukarda anılan gerekçelerle aynı tarihte ilçe olarak Denizli iline bağlanmıştır.
 ÇARDAK İLÇE GENEL
 Net merkezi nufusu: 4.650'dür.İlçe merkezi 1105 yılında Maymun dağı eteğinde Körin adıyla anılan Türkmen aşireti olarak kurulmuş, daha sonra şimdiki yerleşim yerine taşınmıştır. Çardak, Ortaçağda halkın geçimini hayvancılıkla sağladığı küçük bir köy idi. Maymun dağı eteğindeki köy halkı, hayvanlarını güneş sıcağından korumak amacıyla; evlerin ön taraflarına veya yan taraflarına Çardak denilen gölgelikler yaparak önlem almaktaydı.
Bu küçük Türkmen köyünün hemen güneyindeki kervan yolundan geçen diğer köylüler de, buraya "Çardaklı Köy" adını vermişlerdir. Bu isim yerli Türkmen halkı tarafından da benimsenmiş ve böylece köyün adı Çardak olarak kalmıştır. İlçe tarihinin Frigyalılardan başladığı tarihçilerin eserlerinden anlaşılmaktadır.
 "Seven Church" Yedi Kilise adlı eserde İran Hükümdarı (Serhas) Keleneyi terk ettiği vakit, Frigya şerhinden (Avana) adındaki bir kasaba yakınından ve tuz çıkarılan bir gölün yanından geçtiğini bahsetmektedir. Ünlü tarihçi Heredot'un da kitabında bahsettiği bu gölün "Acı göl" olduğu ve sözü edilen yerleşim biriminin de Çardak olduğu sanılmaktadır. İlçeye Frigyalılardan sonra Selçukllular egemen olmuştur. İlçede bunlar ve daha sonraki uygarlılara
 ait kalıntılar mevcuttur. Daha çok ticari ve askeri politika güden Selçuklular, büyük kervan yolu üzerinde Ahkan ve İlçedeki Han'i Âbâd gibi tarihi tarihi yapılar inşa etmişlerdir. Çardak HAN-Î ÂBÂD kervansarayı, ilçe merkezinin içerisinde kalmış durumdadır. Bu kervansaray da diğerleri gibi kervan yolu üzerinde kervanların konaklama yeri olarak yapılmıştır. Han'i Âbâd kervansarayının,
 tarih araştırmacılarına göre, Selçuklu Sultanı 1. Alaettin Keykubat zamanında 1299 yılında Esüddin tarafından yapıldığı yazılmakta ise de kervansaray kitabesinde "Bi Ribat (Han) Alaettin Keykubat günlerinde Başkumandan Ayaz tarafından 627 yılı Ramazanında yapıldığı" yazılmaktadır. Çardak, Selçuklular zamanında bir uç kalasi olarak, Selçuklular'ın savunma merkezi olmuştur.
 Anadolu Beylikleri zamanında ise yöre, önce İnançoğulları'nın sonra da Germiyanoğulları'nın eline geçmiştir. Germiyanoğulları Beyliği, Osmanlı İmparatorluğu topraklarına Sultan Beyazıt Han tarafından katılmıştır. Timur, Ankara Savaşı'ndan sonra yöreyi ele geçirmiş, askerlerinin bir kısmı ilçede bulunan kervansarayda birkaç yıl kalmışlardır.
 Timur'un tekrar doğuya çekilmesi ile yörede beylikler dönemi yeniden başlamış, fakat kısa sürmüştür. 1429 yılında tüm yöre Osmanlı İmparatorluğu'na katılarak Aydın Sancağı'na bağlanmıştır. İdari bölümün yeniden düzenlendiği Cumhuriyet döneminde küçük bir köy olan Çardak sırası ile önce Dinar ve sonra Honaz Bucağı'na bağlı kalmıştır. 1 Nisan 1958 yılında köy iken aynı tarihte ilçe olarak Denizli iline bağlanmıştır.
ÇARDAK İLÇE COĞRAFYA
Çardak, Denizli topraklarının doğusunda yer alır. Doğusunda Afyon'un Dazkırı ilçesi, batısında Bozkurt, kuzeyinde Çal, güneydoğusunda Başmakçı, güneyinde ise Burdur'un Yeşilova ilçesi ile çevrilidir. Yüzölçümü 400 km 2 dir. Güneyde Söğüt sıra dağları ile kuzeyde Maymun dağları, Çaltı köyünün güneyinde bulunan Kültü dağı arasında Hambat ovası yer alır.
Yaklaşık 50.000 hektarlık bu ovada belirli ve sürekli bir akarsu yoktur. Ancak kuzeyinden çıkan kaynak sularının oluşturduğu dereler kapalı havza durumunda olan Acı göle dökülür. 1 veya 2 m. derinliğindeki gölde canlı yaşamaz ve yazın büyük oranda suyunu kaybeder. Acıgöl'den sodyum-sülfat hammaddesi elde edilmekte ve deterjan, kozmetik, cam, boya ve deri sanayiinde kullanılarak ekonomik
bir değer oluşturmaktadır. Yazları sıcak ve kurak, kışları yumuşak geçen Subtropik (bir geçiş) iklimin etkisindedir. Yörede geçiş iklimin hakim olması, Akdeniz bitki türleri ile step, İç Anadolu bitki türlerinin yakınlaşmasını ortaya çıkarmıştır.
 Bunlar bozkır görünümlü tepe ve meralar ile Maymun Dağı eteklerinde görülür, bunda Acı Göl'ün çoraklaştırıcı rolününde etkisi büyüktür. 2000 nüfus sayımına göre; merkez ilçe 5.656, toplam nüfusu 11.253'dür.  İlçe topraklarının yüzölçümü 235,867 km²'dir. İlçe arazisi 4. zamana ait alüvyon tabakalarından meydana gelmiştir.
 Acı gölün kuzeybatı tarafları bu yapıdadır. Acı gölün kuzeyindeki Maymun dağı kısımları kalkerlerden meydana gelmiştir. Çardak ilçe merkezinin denizden yüksekliği 850 metredir. İlçe merkezinin kuzeyinde bulunan Maymun dağı ise 1733 m yüksekliktedir. Acı gölün batısında bulunan Han abat (Han'i Âbâd) ovası, kuzeyinde Maymun dağı, güneyinde Söğüt dağları ile çevrilidir. Akarsu bulunmamaktadır. Çardak, Ege ile Akdeniz bölgeleri arasında kalmakta olup,
 ÇARDAK İLÇE İKLİM
 iklimi karasal iklimdir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçmektedir.
 ÇARDAK İLÇE GÖLLERİ
 İlçe toprakları içerisinde Acı göl, Beylerli gölü ve Gölcük gölü adıyla bilinen üç adet göl vardır, ancak; bunlardan Beylerli gölü ile Gölcük gölünde bugün itibariyle su bulunmamaktadır.
 ÇARDAK İLÇE KERVANSARAYI
 Denizli-Eğridir kervan yolu üzerinde bulunan bu han, kitabesinden öğrenildiğine göre; Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın mirahuru ve Honaz vilayeti valisi Esedüddin Ayaz Bin Abdullah eş-Şehabi 1230 yılında yaptırmıştır. Kapı girişinin üzerindeki yedi satırlık bu kitabenin yanlarında iki Selçuklu arslan heykeli görülmektedir. Çardak ilçesinin hemen çıkışında karayolunun 500 m. içerisinde yer alan bu han dikdörtgen planlı olup, kare bir avlusu vardır.
Selçuklu hanlarının küçük ve sade bir örneğidir. Giriş kapısının kenarında olması gereken eyvanları bütünü ile yıkılmıştır. Hanın avlusu 22.50x27.00 m. ölçüsünde beş neflidir. Hanın kapalı kısmı dört sıra kesme taş payenin taşıdığı sivri tonozlarla örtülmüştür. Bunlardan orta nef diğerlerinden daha geniştir
İçeride her sırada beşer tane olan payeler birbirlerine
 sekilerle üstten de kesme taş hafif sivri kemerlerle bağlanmışlardır. Hanın içerisi tonozlardaki ayak aralarına rastlayan deliklerden aydınlatılmıştır. Burada dikkati çeken bir özellik orta nefin paye başlıklarının birisinde bir boğa başının, diğerinde sıçramış iki balık, iri kulaklı, sivri sakallı bir insan kabartmasının oluşudur. Kesme taştan yapılmış olan binanın girişinde yarım daire, doğu cephesinde üçgen ve güney
 cephesinde de yarım sekizgen kesitli ikişer kulesi bulunmaktadır. Böylece han, dış görünümü itibarı ile bir kaleyi andırmaktadır. Yapıda kullanılan devşirme malzemeler üzerinde taşçı ustalarının işareti bulunmaktadır. Avluya ait beden duvarlarından çok azı ayakta kalmıştır. Burada olması gereken eyvan ve giriş porteline ait herhangi bir iz kalmamıştır. Holün geometrik motiflerden oluşan bordürlerle çevrili beden duvarlarından dışarıya doğru çıkıntı
yapan portali ise sade bir kompozisyon oluşturmaktadır. Kitabenin her iki yanında birer aslan figürü yer almakta olup bu kompozisyon tipine Selçuklu hanlarında çok sık rastlamaktayız. Portal bordüründe kenarı kırık sekizgenlerin kesişmesinden ortaya çıkan dörtlü düğüm motifleri yer alır. Han Dinar ilçesine bağlı olduğu dönemlerde "HANBAT" ismiyle anılmakta ve Kurtuluş Savaşı sırasında da zahire ambarı olarak kullanıldığını kaynaklardan öğrenmekteyiz.
 ÇARDAK İLÇE EKONOMİ
 Yörede tarım ve hayvancılık önemli ekonomik faaliyetlerdendir. İlçede sığır yetiştiriciliği, modern tavukçuluk da ilçe ekonomisinde önem kazanmaktadır. İlçede bulunan süt toplama merkezi gelir getiren önemli bir tesis haline gelmiştir. Başta arpa, buğday, ayçiçeği, haşhaş, şeker pancarı, anason, bağcılık, bahçe ziraatı yanında son yıllarda Söğüt köyünde gül yetiştiriciliği denemeleri de olumlu sonuçlar vermektedir. İlçe ve çevresinde yapılan sondajlarla yer altı suyundan yararlanılarak daha verimli sulu tarım çalışmaları yapılmaktadır.
 ÇARDAK İLÇE KUŞ CENNETİ
 Hem sulakalanda, hem de çevresindeki dağlarda üreyen angıt, yıl boyu büyük sayılarda görülür. 1993'te Acıgöl'de yaklaşık 150 yuvadan oluşan bir flamingo kolonisi belirlenmiştir. Bu kayıt Acıgöl'ü Türkiye'de flamingonun ürediği beş alandan biri durumuna getirmişse de üremenin her yıl gerçekleşmediği sanılmaktadır. Alan aynı zamanda üreyen kılıçgaga, akça cılıbıt, mahmuzlu kızkuşu ve gülen sumru popülasyonlarıyla ÖKA statüsü kazanır. Acıgöl çevresinde yakın bir zamana kadar büyük bir toy popülasyonu bulunmaktaydı. Gölün kuzeydoğusundaki bir alana "Toygüden" adı verilmiş olması rastlantısal değildir.
 Ancak son yıllarda birkaç birey kaydedilmiştir, geriye sadece küçük bir popülasyonun kaldığı tahmin edilmektedir. Yaşam ortamlarının tahribi dışında, sürekli avlanmaları türün hızla yok olmasına neden olmuştur. Ek bilgi: Büyük olasılıkla düşük su seviyesine bağlı olarak, bölgede görülen kuş sayısında son yıllarda büyük düşüş olmuştur.
 Çaltı Gölü son on yıldır kuru olmasına karşın, 1969 kışında sayıları 1134.102 sukuşuyla önemi ortaya konmuştur. Acıgöl'ün kuzeyinde, tuzlaların yakınında 50 yuvalık bir incegagalı martı kolonisinin yanısıra, küçük sayılarda sumru ve küçük sumru kuluçkaya yatar. Birkaç çift turna halen göl çevresinde kuluçkaya yatarken, çevredeki dağlarda akbabaların
 ÇARDAK İLÇE ACIGÖL
 Çardak ile Afyon-Dazkırı ilçesi arasındadır. Söğüt dağlarından inen su ile besleniyor. Rakımı: 836 metredir. Suyu: acı ve tuzludur. Derinliği: 3-4 metre civarındadır. Gölde: tuz ile birleşik, potasyum, sodyum ve sülfat var. Bu nedenle: göl kıyısında: özel kimyasal tesisler kurulmuş. Bu tesislerde: gölden elde edilen sodyum-sülfat hammaddesi arıtılıyor. Bu hammadde: deterjan, kozmetik, cam, boya ve deri sanayinde kullanılıyor.
KUŞ CENNETİ

 
ÇARDAK İLÇE KÖYLERİ VE BELDELERİ
Beldeler: Beylerli • Gemiş •
Köyler:
Ayvaz • Çaltı • Gölcük • Hayriye • Söğütköy •