ÜYE GİRİŞİ ÜYE OLMAK İÇİN ALTTAKİ LİNK İ TIKLA

1 Temmuz 2011 Cuma

DENİZLİ İLİ 
DENİZLİ İLİ TANITIM
denizli
 türkiye denizli
 denizli türkiye
denizli resimler
denizli fotoğraflar
denizli manzaralar
denizli görüntüler
denizli haber
denizli harita
denizli video
denizli spor
denizli ulaşım
denizli iklim
denizliturizm
denizli otel
denizli yurt
denizli konaklama
denizli konut
denizli emlak
denizli daire
denizli lojman
denizli arsa
denizli araç
denizli toki
denizli satılık
denizli kiralık
denizli işkur
denizli iş
denizli valilik
denizli belediye
denizli, emniyet
denizli nüfus
denizli meb
denizli eğitim
denizli okul
denizli kurs
denizli lisesi
denizli türküleri
denizli yemekleri
denizli detrnek
denizli ekonomi
denizli sanayi
denizli tarım
denizli ticaret
denizli hayvancılık
denizli kaplıcaları
denizli pamuklkkale
denizli ovaları
denizli dağları
denizli akarsuları
denizli platoları
denizli doğa
denizli gezi
denizli tatil
denizli kültür
denizli sanat
denizli trafik
denizli tarihi eserleri
denizli horozu
denizli
DENİZLİ İLİ TARİH
 İlkçağlarda Denizli Yöresi Denizli yöresinin ilk ve en önemli yerleşim yeri Beycesultan Höyüğü ’dür. (Günümüzde Beycesultan, 
Çivril ilçesinin 5 km. kadar güneyinde Çivril –Denizli karayolunun hemen sağında yer alır.) Yerleşimin günümüzden 6000 yıl önce M.Ö. 4000 yıllarında Kalkolitik dönemle başladığı öngörülmektedir. Tarihi dönemlere gelindiğinde Denizli yöresinin bilinen ilk sakinleri Arzawalılar olmuştur. M.Ö 1200-1700 arası süren Karanlık Çağ’dan sonra yöreye Frigler hakim olmuşlardır.
 Xenephon’a göre Frigya’nın batı sınırlarındaki en önemli yerleşimlerinden biri Collosai (bugün Honaz) şehri idi. Friglerin yıkılmasının ardından bölge Lidyalıların eline geçmişti. Lidya Devletinin doğu sınırı ünlü Yunanlı tarihçi Heredot’a göre Karura adlı yerleşimdir. Karura şehri bugün Denizli’ye bağlı Sarayköy ilçesinde bulunmaktadır. Batı Anadolu bölgesi ve dolayısıyla Denizli yöresi 
M.Ö 129 yılında Romalılarca Asya eyaletine bağlanarak prokonsüllerce yönetilmeye başlanmıştır. Romalılar Asya eyaletindeki mevcut yolları ıslah edip yol akışını Bergama yönünden Efes ve Milet yönüne çevirdiler. Denizli Bölgesi doğu-batı yönünde önemli nokta haline gelmiştir. Roma Devleti’nin M. S 395 yılında ikiye ayrılması sonucu Anadolu Doğu Roma yani Bizans idaresi altında kalmıştır. Bizans Devleti zamanında Denizli yöresi Helenistik ve Roma dönemlerindeki önemini kaybetmiş ve bir süre sonra bölgeye gelen Türklerin eline geçmiştir. Denizli’de Türk Hâkimiyeti Türklerin Denizli ile ilk ilişkileri 1070 yılında başlar. Büyük Selçuklu 
Beyi Afşin Bey yörenin en gelişmiş kentlerinden Honaz’ı aldıktan sonra Laodikeia’yı da yağma ederek istila hareketini Ege kıyılarına değin ilerletmiştir. Ancak bu istila hareketi geçici olmuştur.1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu baştanbaşa zapt edilmiş, bu arada Denizli çevresi de Kutalmışoğlu Süleyman’ın maiyetindeki Beyler tarafından fethedilmiştir. Denizli ve yakın çevresi 12. Yüzyılın sonlarına kadar Türklerle Bizanslılar arasında sürekli el değiştirir ve sonunda Selçuklu Sultanı I. Giyaseddin Keyhüsrev’in ikinci kez tahta çıkışıyla birlikte, 1206-1207’de tamamen Türklerin eline geçer. 1176 Miryokefalon (Myriokephalon) Savaşı ile 
Selçuklu Ordusu Bizans Ordusunu yenmeyi başarmıştır. (Myriokephalon geçidinin Denizli’nin Çivril ilçesi yakınlarında olduğu ve savaşın burada cereyan ettiği görüşü birçok taraftar bulmuştur.) Bu tarihten sonra Türkmenler kitleler halinde Denizli il sınırına yığılmıştır. Denizli toprakları XIII. yüzyıl başlarından itibaren Selçukluların “uc” diye tanımladıkları sınır bölgesinin güneybatı kanadını oluştuyordu. Denizli toprakları bu dönemde çok büyük bir Türkmen nüfusuna sahiptir. Bu dönemde sadece Denizli bölgesinde 200.000 çadır (hane) Türkmen nüfusunun bulunması bize bu konuda fikir vermeye yeterlidir. Denizli Bölgesi bu yönüyle en yoğun Türkmen nüfusunun bulunduğu yer durumundadır. Beylikler Döneminde Denizli’de ilk Türk Beyliği 1260 tarihinde kurulmuş olup uzun ömürlü olamamıştır. Sahip Ataoğulları, Germiyanoğulları ve İnançoğulları 
Beylikleri yörede hâkimiyet kurmuşlardır. Osmanlı Devleti Döneminde Denizli Denizli ilk defa 1391 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Ancak 1402 yılında Ankara savasında Osmanlı Devleti’nin Timur tarafından mağlup edilmesi sonucu Denizli yeniden Germiyanoğlu Beyliği’ne verilmiştir. 1429 yılında Denizli tüm Germiyan topraklarıyla birlikte Osmanlıların eline geçmiştir. Denizli Osmanlı yönetimine geçtikten sonra yöre ahalisinin büyük çoğunluğu kırsal kesimde yasamaya devam etmiştir. Kırsal nüfusun önemli bir bölümü aşiretler halinde göçebe olarak yasıyorlardı. Bunlara ait yer adları günümüze değin varlığını devam ettirmiştir (Avşar, Bayat gibi). Yerleşik olan kent nüfusu ise esnaf loncalarına bağlı olarak ticari faaliyetlerle uğraşmaktaydılar. İbni- Battuta seyahatnamesinde 1332 yılında uğradığı Denizli’de Ahi Sinan ve Ahi Tuman adlı iki ahi reisinden bahseder. Hatta bazı kaynaklara göre Ahi teşkilatının kurucusu olan Ahi Evran bir süre
 Denizli’de kalıp burada bahçıvanlık yapmıştır. Sosyal yönden Denizli 14. ve 15. yüzyıllarda doruk noktasını yaşamıştır. Denizli İdari Teşkilat Tarihi Osmanlı Devleti idari bakımdan eyaletlere, eyaletler sancaklara, sancaklar, kazalara, kazalar nahiyelere taksim edilmiştir. Denizli yöresi 1429 yılında hakimiyetine girdiği Osmanlılar tarafından kazalar halinde coğrafi durumuna göre üçe bölünerek, üç ayrı sancağa bağlanmıştır. Asi Karaağaç’ın Hamid, Tavas’ın ise Menteşe sancaklarına bağlanmasına rağmen, bugünkü Denizli’nin büyük kısmını teşkil eden Homa, Işıklı, Çal, Baklan, Denizli, Honaz, Sarayköy ve Buldan Kütahya sancağına bağlanmıştır. Denizli kazasının idari yapısı ufak tefek değişiklerle 17. yüzyıla kadar devam etmiş, ancak bu yüzyılda Kütahya’da bulunan Anadolu Beylerbeyliği dağıtılınca Denizli toprakları Aydın Eyaleti topraklarına dahil edilerek bir değişim yaşamıştır. Denizli’de 1876 yılında ilk Belediye Teşkilatı kurulmuştur. 1883'te Sarayköy, 
Buldan ve Tavas İlçelerinin bağlanmasıyla "Sancak" haline getirilen Denizli, 1884'te Çal, 1888'de Acıpayam ilçelerinin katılımıyla Aydın'a bağlı mutasarrıflık, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla da 1923’te il olmuştur. Denizli Adının Kökeni Denizli’nin eski adı “Ladik” ya da “Lazik” idi. Bu kelime Laodikeia kelimesinden gelmektedir ve Türkçe’de bir anlam ifade etmemektedir. Yukarı Menderes Vadisinde (bugünkü Denizli şehrinin 6 km kuzeyinde) bulunan Laodikeia şehrinin Türklere geçişi sırasında “Ladik” ismi de miras kalmıştır. Aynı mıntıkada bulunan Khonae-Honas, Khoma-Homa, Tabae-Tavas da bulunduğu gibi Laodikeia’da bu kaideye uygun olarak Ladik ismini almış ve Selçuklu kayıtlarına öyle geçmiştir. Ancak Selçuklu hakimiyeti ile birlikte şehrin bugünkü yerine taşınması neticesinde “Ladik” adının yanında “Toğuzlu” adı da kullanılmaya başlamıştır. “Toğuzlu” adının “Ladik” adıyla birlikte kullanılmasıyla bu kelimelere 
“Tonuzlu” ve“Tonguzlu” adları da eklenmiştir. Ünlü Seyyah İbn-i Batuta 1333 yılında ziyaret ettiği Ladik şehrine aynı zamanda “Donguzlu” dendiğini söylemektedir. Aşağı yukarı aynı yılları kaydeden Mesalik Ül-Ebsar’da “Tonguzlu” ifadesini kullanmıstır. 1350 yıllarına ait bir İlhanlı vergi kaydı ise “Tonğuzlu” diye yazar. Yine 1372 tarihli bir takvimde de “Tonguzlu” yazılışı görülmektedir. Timur’un resmi tarihçileri de “Donguzluğ” ve “Tenguzluğ” diye kayıtlar tutmuşlardır. Bu tarihlerden sonra bu ifadelerin yerine “Tonuzlu” ifadesinin kullanıldığını kesin olarak görmekteyiz. Nitekim erken dönem Osmanlı tarihçilerinden Nesri ve Aşıkpaşazade eserlerinde “Tonuzlu” imlasını kullanmışlardır. “Tonuzlu” veya “Tunuzlu” isminin “Denizli” sekline dönüşmesi XVI. Yüzyılın ikinci yarısına rastlar. 1510 tarihli bir Osmanlı kaydında “Dinuzlu” kullanımına rastlamaktayız. Bu dönemde kente uğrayan gezginler eserlerinde “Denyzely”, “Denizley”, “Denisli”, “Degnisli”, “Denizli” adlarını kullanmışlardır. Ancak XVI ve XVII. yüzyıllarda Laodikeia – Ladik – Lazik çizgisinin Osmanlı Dönemindeki devamı olan “Lazikkiye” ismi de kullanılmıstır. “Denizli” adı ancak 1675 yıllarından sonra “Lazikkiye” ile birlikte yaygın olarak kullanılmış en nihayetinde 1700 yıllarından sonra bu kullanım kesin şekliyle yerleşmiş ve bölgeyi günümüze kadar ifade eden isim hüviyetini kazanmıştır.
 DENİZLİ İLİ COĞRAFYA
 COĞRAFİ YAPI Konumu Denizli, Anadolu Yarımadasının güneybatı, Ege Bölgesinin doğusunda yer almaktadır. Ege, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit durumundadır. Denizli ilinin, her üç bölge üzerinde de toprakları vardır. Denizli ili 28° 30' – 29° 30' doğu meridyenleri ile 37° 12' – 38°12' kuzey paralelleri arasında yer alır. Doğudan Burdur, Afyon, batıdan Aydın, Manisa, kuzeyden Uşak, güneyden Muğla illeri ile komşudur. İlin yüzölçümü 11.868 km²’dir, il Türkiye’nin yaklaşık %1,5’ini ve Ege Bölgesinin %18,5’ini oluşturmaktadır. Merkezin denizden yüksekliği 354 metredir. Deniz yüzeyine en yakın yer 170 metre rakımla Sarayköy ilçesi, en uzak yer ise 1350 metre rakımla Çameli ilçesidir. Yüzey Şekilleri İl yüzey şekilleri bakımından dalgalıdır. Alçak ve yüksek ovalar, yaylalar ve dağlar birbirini tamamlar. İl topraklarının yaklaşık 
%47,1’ini dağlar, %28,2’sini ovalar, %23,2’sini platolar ve %1,5’ini ise yaylalar oluşturmaktadır. Batı Anadolu’nun ve Denizli’nin en yüksek dağı Honaz 2571 m. yüksekliğe sahiptir. Karcı (2308 m.), Akdağ (2449 m.), Bozdağ (2421 m.), Eşeler (2254 m.), Bulkaz (Burkaz) (1990 m.), Elmadağ (1805 m.), Büyük Çökelez (1340 m.) ve Beşparmak (1307 m.) ilin diğer önemli dağlarıdır. Büyük Menderes ve Çüruksu Vadisi boyunca kademeler halinde alçalan Çardak, Çivril, Baklan, Kaklık, Böceli, Denizli (Çüruksu) ve Sarayköy (Büyük Menderes) Ovaları ile yayla görünümlü Acıpayam, Tavas, Eksere Ovaları, Karayayla, Çameli, Uzunpınar, Yoran, Şahman Sülaymaniye, Kuyucak Yaylası ilin düzlüklerini oluşturur. Vadi olarak ise verimli ovaların sıralandığı Büyük Menderes ve Çüruksu Vadileri, Akçay Vadisi, Gireniz ve Kelekçi Vadileri gösterilebilir. İl genel olarak akarsu bakımından yoksun sayılmaz. İl sınırından dışarıya çıkanlar olduğu gibi içinden 
akarak büyük nehirleri besleyenleri de vardır. En büyük akarsuyu Ege Bölgesinin üç büyük nehrinden biri olan Büyük Menderes’tir. Toplam uzunluğu 529 km. olan nehrin Denizli ili sınırlarındaki uzunluğu 194 km. ve ortalama debisi ise 44,32 m³/sn’dir. Çüruksu, Dalaman (Gireniz Çayı), Akçay (Bozdağan) Çayı, Yenidere, Gökpınar Çayı, Kufi Çayı, Derbent Çayı, Hamam Çayı ve Bağnaz Çayı ilde yer alan başlıca akarsulardandır. İlin en büyük gölü ise Acıgöl (Çardak Gölü)dür, 44,32 km² yüz ölçümüne sahiptir. Denizli İlinin Çardak ilçesi ile Afyon İlinin Dazkırı ilçesi arasındaki graben arazide dünyanın en temiz sodyum sülfat tuzunun elde edildiği (toksik madde içermeyen) bir göldür. Doğal yapısı ile flamingo, ördek gibi yaklaşık otuz tür kuşun yaşadığı kuş cennetidir. Sodyum sülfat tuzu göl kenarında kurulan işletmeler tarafından değerlendirilmektedir. Beylerli (Çaltı) Gölü, Karagöl, Süleymaniye Gölü, Kartal Gölü ve Işıklı Baraj Gölü ilin diğer önemli göllerini oluşturmaktadır. İklimi ve Bitki Örtüsü Denizli’de, Ege Bölgesinde olmasına rağmen, iklim olarak
 Ege Bölgesi’nin iklimi tamamen görülmez. Kıyı kesimlerinden iç bölgelere geçit yerinde olduğundan az da olsa iç bölgelerin iklimi hissedilir. Yıllık ortalama yüksek sıcaklık 34 Cº, ortalama düşük sıcaklık ise 2 Cº civarındadır. Bu değerler yaz aylarında 40 Cº’ye kadar yükselir, kışın ise -10 Cº’ye kadar düşer. Esasen Denizli, iklimi yönünden İç Anadolu Bölgesine yakın değerler vermektedir. İlde, genel olarak, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. En çok yağış Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarında görülmektedir. Aralık ayında m²’ye düşen ortalama yağış miktarı 90 mm.dir. Yağışlı gün sayısı yıllık ortalama 80 gündür. Ortalama yıllık nem oranları Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında %50’nin altında seyrederken, diğer aylarda artmakta, Aralık ve Ocak aylarında %70’ten fazla nem olmaktadır. Buhar basıncının en yüksek olduğu dönem ise yaz aylarıdır. 
Yükseklik arttıkça iklim sertleşmektedir. İlde dağlar daha çok denize dik uzandığından, denizden gelen rüzgârlara açık bulunmaktadır. Tüm bu iklim verileri ve iklim koşullarının uygunluğu Denizli’ye doğal çekicilik katmaktadır. Var olan hava koşulları, yörede Karadeniz Bölgesinin bitki örtüsü çeşitleri olan kızılağaç, ıhlamur, fındık, kestane, söğüt, eğrelti gibi türlerin yetişmesine ve karışıma girmesine olanak sağlar. Bölgenin yerel ağaç ormanları ise, denizden yüksekliğe bağlı olarak, dikey tabakalaşma oluşturur. Kızılçamla başlayan dikey yayılış 850 metrelerde yerini karaçama bırakarak, yükseklerde toros sediri ve daha sonra çeşitli ardıç türleri ile alpin çam sınırına ulaşır. Buradan itibaren çayırlaşma başlar ve orman örtüsü son bulur 
 DENİZLİ İLİ NÜFUS 
2011 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine (ADNKS) göre İlin toplam nüfusu 942.278 kişi olup, bunun 470.027’si erkek, 472.251’ i kadındır. Merkez İlçe şehir nüfusu 511.751, belde/köy nüfusu 29.238’dir. Merkez hariç 18 ilçe, 87 Belediye ve 360 köyü vardır. İl Merkezi Ve İlçelerin Nüfus ve Yerleşim Durumları İl/İlçe merkezi Belde/Köy Toplam Denizli Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Merkez 511.751 255.241 256.510 29.238 14.814 14.424 540.989 270.055 270.934 Acıpayam 13.297 6.713 6.584 43.876 21.973 21.903 57.173 28.686 28.487 Akköy 2.747 1.410 1.337 2.719 1.355 1.364 5.466 2.765 2.701 Babadağ 3.923 1.945 1.978 3.495 1.782 1.713 7.418 3.727 3.691 Baklan 1.984 968 1.016 4.137 2.019 2.118 6.121 2.987 3.134 Bekilli 3.352 1.576 1.776 4.675 2.214 2.461 8.027 3.790 4.237 Beyağaç 2.545 1.315 1.230 4.538 2.303 2.235 7.083 3.618 3.465 Bozkurt 4.958 2.206 2.752 6.966 3.456 3.510 11.924 5.662 6.262 Buldan 15.309 7.481 7.828 11.826 5.854 5.972 27.135 13.335 13.800 Çal 3.906 1.961 1.945 17.858 8.712 9.146 21.764 10.673 11.091 Çameli 2.789 1.435 1.354 16.941 8.557 8.384 19.730 9.992 9.738 Çardak 4.663 2.459 2.204 4.809 2.389 2.420 9.472 4.848 4.624 Çivril 17.988 8.884 9.104 43.507 21.525 21.982 61.495 30.409 31.086 Güney 5.722 2.797 2.925 5.484 2.707 2.777 11.206 5.504 5.702 Honaz 10.459 5.148 5.311 21.272 11.609 9.663 31.731 16.757 14.974 Kale 8.182 4.070 4.112 13.224 6.628 6.596 21.406 10.698 10.708 Sarayköy 18.612 9.370 9.242 11.230 5.591 5.639 29.842 14.961 14.881 Serinhisar 10.572 5.231 5.341 4.537 2.192 2.345 15.109 7.423 7.686 Tavas 12.563 6.183 6.380 36.624 17.954 18.670 49.187 24.137 25.050 Toplam 655.322 326.393 328.929 286.956 143.634 143.322 942.278 470.027 472.251
 DENİZLİ İLİ KAPLICALAR 
PAMUKKALE KAPLICASI
 Denizli'ye 20 km. uzaklıkta, eski Hierapolis kentinin bulunduğu alandadır. Kars tik alanlardan çıkan suların bünyesindeki kireç çözeltisi buharlaşma ve sudaki karbondioksitin ayrışması sonucu çökelerek genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını andıran kalker tüfleri Pamukkale travertenlerini oluşturmuştur. Kaplıca suları kalp, damar sertliği, tansiyon,romatizma, deri, göz, raşitizm, felç, sinir ve damar hastalıkları, ilik içildiğinde spazmlı midesele iyi gelmektedir. İdrar sokturucudur. Böbrek kum ver taslarında, idrar yolu iltihaplarında etkilidir. Damar iltihapları ve reyon hastalığının tedavisinde yararlıdır. KARAHAYIT KAPLICALARI
 Pamukkale'nin 5 km. kuzeyinde Karahayıt Kasabası'ndadır. Suyunun sıcaklığı Pamukkale'nin sularından daha fazla (42o,50o,56o), serbest karbondioksit oranı daha az, radyoaktivitesi yüksektir. Kalp, damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma, siyatik,deri ve sinir hastalıklarından bazılarına, limbo, uyuz, sivilce, kasıntı vb. hastalıklarda şifalıdır.
 GÖLEMEZLİ ÇAMUR KAPLICASI
 Denizli merkeze yakın idari olarak Akkor ilcesine bağlı Golemezli'de, termal olarak Pamuk kale sistemine uygun, sıcaklıkları 35o C ile 50o C arasında dört kaynak halindedir. Birisinde çamur banyosu yapılır. Deri hastalıkları tedavisinde etkilidir.
 ÇİZMELİ (YENİCE) KAPLICASI 
Buldan İlçesi'ne 16 km. uzaklıktaki Yenice kent sınırları içindedir. Tripolim antik kenti kalıntıları arasından gidilir. Sıcaklığı 35o M'dir. Bileşiminde hidrokarbonat, sülfat, sodyum, kalsiyum iyonları bulunur. Radyo aktivesi yüksektir. Romatizma, kalp, damar sertliği, deri hemoroit hastalıklarının tedavisinde faydalanılmaktadir.
 BABACIK (KABAAĞAÇ) KAPLICASI
 Tekke koy kaplıcasına 3 km. uzaklıktadır. Kükürtlü iki kaynaktan çıkar. Birisinin sıcaklığı 43o C, diğerinin sıcaklığı 62o M'dir. Karbondioksit bakımından zengindir 
SARAYKÖY - 
TEKKE KÖY ILICASI
 ilce merkezine uzaklığı 20 km. olup, Tekke koy yakınlarındadır. Suyunun sıcaklığı 80o C dir. Roma İmparatorluğu döneminden kalma hamamı, havuzu ve soyunma yerleri vardır. Romatizma, deri, kadın hastalıkları ve idrar yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Tekke koy kaplıcasına 500 m. uzaklıkta İnaltı Hamamı vardır. Bir mağaradan çıkar. Suyu kükürtlüdür.
 ILICALAR KAVAK BAŞI ILICASI 
Pamukkale'ye 4 km. uzaklıktadır. Suyunun sıcaklığı 30o C dir. Deri hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. 
KIZIL DERE ILICASI
 Sarayköy'e 11 km. uzaklıkta, kızıl renkli kayalardan çıkar. Suları sodyum karbonatlı ve sodyum sülfatlıdır. Su sıcaklıkları 63o, 65o, 88oC'dir. Suları yorgunluğa ve romatizmaya iyi gelmektedir.
 ORTAKÇI ILICASI
 Sarayköy yakınında ikisi sıcak, birisi soğuk uç kaynaktan çıkar ve sularının sıcaklığı 47o, 50oC'dir. İçme ve banyo suyu olarak kullanılır. Romatizma ve sindirim hastalıklarına iyi gelmektedir
. YERALTI SU KAYNAKLARI 
BULDAN MADEN SUYU
 Buldan'a 2 km. uzakta 2 ayrı çeşmeden akmaktadır. Soğuk ve sıcak olarak dakikada 25 litre su çıkar. Suyun sıcaklık derecesi 19o C dir. Denizden yüksekliği 600 m. olan maden suyu, sindirim sistemi ve karaciğer işlevleri üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Yüzey sularının yer altına sızarak tabakalar arasındaki boşluklarda ya da geçirimsiz tabaka üstündeki geçirimli tabakada birikmesine yer Alpu suyu denir. Sızma olayı sonucu yer altında depolanan bu suların yer yüzüne kendiliğinden çıktığı yerlere ise kaynak denir. Kaynak suları kisin ilik, yazın soğuk olurlar. 
Vali Çeşmesi (Cankurtaran), Kocapınar (Honaz) Değirmenönü (Yeşilköy). Kestane Deresi ( Buldan, Gümüşsü, Işıklı), Gürpınar (Çivril), Güney Suyu Akgöz Pınarı (Işıklı), Göz adini taşıyan sular (Honaz), Kırkpınar (Kara hisar-Tavas) Daha 1960-1970 yılları arasında il merkezinde akmakta olan, Yenimahalle semtinde Akpınar (Eğitim Fak.Batisi), Benli Pınarı (Eğitim Fak.doğusu), Mutassıp Pınarı (Kıbrıs Şehitleri Cad.) ayrıca Kuşpınar, Başpınar (Askeri Gazinonun kuzeybatısı), Fındıksuyu (Camlık-Atış Poligonu arası), Kozpınar (Zeytin köy batısı) gibi kaynakların büyük bölümü kent içme suyu şebekesine alinmiş, bazıları az da olsa akışlarını sürdürmekte, piknik yeri olarak faydanılmaktadır. Bazı kaynak suları üzerinde de kültür balıkçılığı amacıyla tesisler kurulmuştur.